Montenegro/karadağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Montenegro/karadağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2016 Pazar

MONTENEGRO / KARADAĞ 5

NJEGUSİ 





Kotor, Njgusi arası 25 km. lik dar, virajlı, çok dik dağları tırmanan, ürpertici, bazen dehşete düşürecek kadar sert koşullara sahip bir yolla 1,5 saat uzaklıkta ülkenin ismini hatırlatan yüksek dağlarda yer alıyor Njegusi. Yolu her nekadar sert olsa da bir okadar muhteşem manzaralara sahip. İyi araç kullanamıyorsanız sakın araç kullanmayın bu yolda, bir otobüs ile karşılaştığınızda geri geri gidip yol vermeniz gerekebilir. Yol okadar dar ki, iki aracın yanyana geçmesi çok ama çok zor.



Njegusi aslında Montenegro'nun eski başkentlerinden birisi. Bize eski başkent denildiğinden olacak şehre kasaba daha doğru bir tanım olacak burası için. Kasabaya girdiğimizde hayal kırıklığına uğradık ilk başta. Meydanda bir kaç hediyelik satan yerleri dolaştıktan sonra Tütsülü domuz etleri ile meşhur bu kasabada daha önce güzel yorumlar alan Konobo Kod Radonjika adlı lokantaya giriyoruz.





Önümüze tütsülenmiş domuz etleri geliyor yerel biramızı da yudumlarken nefis tütsülenmiş etleri miğdemize indiriyoruz. Laf aramızda kalsın tütsülü etin tadının damağımda kaldığını itiraf etmeliyim. Miğdemiz de dolunca kısa bir kasaba turu atıp Kotor'a doğru gene zorlu bir etaptan dönüşe geçiyoruz. Dönüş, gelirken yolu tanıdığımızdan olacak gelmemizdeki gibi korkunç gelmiyor, manzarayı içimize çekip otelimize dönüyoruz.

MONTENEGRO/ KARADAĞ 4

TIVAT / PORTO MONTENEGRO


Aracımızı şehir içinde birpark alanına yerleştirip başlıyoruz yürümeye, hedefimiz porto Montenegro adındaki modern marina. Resimde görülen otel bir zamanlar bu şehrin en iyi oteli imiş, şimdilerde eski günlerini arar vaziyette maalesef.

Tivat şehri iki bölümden oluşmuş bir yerleşim diyebiliriz, eski şehir oldukça geniş ama eski dediysem tarihi değeri olmayan binalar. Yeni şehir diye tabir edeceğimiz bölüm çok küçük bir bölümü Tvat'ın zaten bu yeni şehir Porto Montenegro adıyla anılıyor. 


Porto Montenegro denilince yeni yapılmış marinadan bahsetmeden geçmeyelim, marina arkada bulunan eski şehir ile tam bir tezat teşkil edecek görünümde. Marina içinde dünyaca ünlü markaların yer aldığı mağazalar ve cafeler yanında bu şaşaalı yere uygun, gene şık kadın ve erkekler piyasa yapmaktalar.


Marinada biraz vakit geçirdikten sonra konakladığımız güzel Kotor'a dönüşe geçiyoruz. Tivat için son olarak şunu söyleyebiliriz, gitme fırsatı bulamazsanız sakın üzülmeyin, görülmesi gereken yüz dönüm büyüklüğündeki bir alan dışında Tivat'ta ilginizi çekecek bir yere biz rastlamadık.

29 Ocak 2015 Perşembe

MONTENEGRO/KARADAĞ 3


 HERSEG _ NOVİ
Perast'ı geride bırakıp koyuluyoruz yollara gene. Hedef geçtiğimiz yazıda belirttiğim gibi Herseg _ Novi.
Herseg Novi Kotor lagününün adriyatik denizine açılan boğaz üzerinde yer almakta.


Perast'ı geçtikten sonra Karadağlıların Türk Burnu dedikleri kıvrık bir buruna benzeyen yerde durup perast'ta uzaktan bakıyoruz. Burası adriyatik denizinden Kotor lagününe girişte bulunan tüm körfezi genel hatlarıyla görebileceğiniz konunda. Eee madem Türk burnu orada durmadan olmazdı diye düşünüyoruz.


Heseg _ Novi  Orta büyüklükte bir yerleşim bölgesi. Şehir yüksekçe bir yerde kurulu, sahile gitmek için, tercihimiz yürüme olduğundan, aracımızı şehrin içindeki onlarca park yerinden birine bırakıyoruz ve başlıyoruz geze geze eski ama büyüleyici villaların arasındaki merdivenlerden aşağıya inmeye. küçük denlecek bir marinaları var, çok şirin bir yer burası.


Seyahate çıkmadan önce, tur almadan gezi tercihi yapan her gezginin yapması gereken yapılıyor ve Montenegro dersimizi çalışmış olmanın rahatlığı ile sanki yerine koymuş gibi, size sunduğu deniz mahsulleri ve yanında getireceği ev yapımı şarapla kendinizden geçirecek ziyafetimizi yapıyoruz. Bu mekanın adı Konoba Feral.
Konobo demek eski yugoslavya'da aile işletmesi anlamına geliyor, eski sosyalist yönetim bu ülkede bu tarz işletmelere izin verdiğinden her yerde Konoba .... adlı bir sürü tesis görebilirsiniz.


 Yemeklerimizi yiyip biraz daha dolaştıktan sonra arabımıza atlıyoruz ve hedef olarak Porto Montenegro ya doğru başlıyoruz gene yollara. Tivat şehrinde yer alan Port Montenegro Karadağın modern yüzü resimlerini gördüğümüz bu yeri görmeden otelimize dönmek istemiyoruz. Yönümüzü doğruca Kamenari'ye doğru çeviriyoruz. Kemanari ve karşı yakada bulunan Lepetane arasında işleyen arabalı vapurlara binerek Tivat'a gitmek için körfezin karşı yakasına geçiyoruz. Kotor'u denize bağlayan boğazın iki yanını birleştiren bu feribotlar bizim körfezin çevresini tam olarak gezmemizi sağlıyan bir ulaşım aracı.
Arabalı vapurdan indikten sonra hedefimiz Porto Montenegro. Gelecek yazıda.
Hoş yarın yapacağımız Tunus gezisi gelip çatmasına rağmen Montenegro yazısını bu kadar geciktirdiğim için bağışlamanızı diliyorum.

21 Aralık 2014 Pazar

MONTENEGRO / KARADAĞ 2.

İkinci güne erken başlıyoruz. Bir gece önce yakındaki marketten aldığımız kahvaltılıklarla bir güzel karnımızı doyurmamız sonrası araçımızla kotor körfezini kaşfetmeye çıkıyoruz.
İlk durağımız Perast.
Kotor merkezden Perast istikametine yol alırken önümüzdeki nefis manzaranın tadını çıkartmak için, yol boyunca bulduğumuz ceplere yanaşıp resim çekmeyi ihmal etmiyoruz. Bu ülkede, yollarda ikide bir önünüzü kesen polislere rastlanmıyor. Bize sürat limitlerine uymamız ve kurallara sıkı sıkıya uymamız gerektiği söylendiğinden, Nokia Lumia telefonumundaki Here navigasyon yazılımı ile internet kullanmadan önceden hedeflediğimiz yerlere giderken, navigasyonumuzun, hız limitleri hakkındaki ikazlarına sıkı sıkıya uyyuyoruz.
Perast kasabasına 20 dakika sonra ulaşıyoruz. Karadağ küçük bir ülke olduğundan mesafeler insanı yoracak kadar uzun değil. Bu sebeble gezimizin keyfini çıkartma imkanımız fazlasıyla olmakta.
Perast kotor körfezinin kelebek görünümündeki şeklinin ortalarında, Kotor'un kuzeyinde bulunan şirin mi şirin kasaba. Orada öğrendiğimize göre Amerikan sinemasının ünlülerinin ev aldıkları yer olması sebebiyle yaz aylarında revaçta olan bir yer.
Perast kasabasını bir diğer ilgi çekici yeri de hemen kasaba karşısında yer alan iki ada.
Bu adalardan yukarıda resmi bulunanın ismi Sveti Dorde adası. Bu ada turizme kapalı ve içinde 12. yüzyıldan kalma şövalyelerin mezarları olduğu söylendi.


Bir diğeri ise, içinde kilise bulunan Gospa Od Skpjela adası.
Bu ada, deniz üzerinde bulunan küçük bir kayalığın üzerine Perast halkının uzun seneler karadan getirdikleri taşlarla doldurmaları sonucu şimdiki görünümüne kavuştuğu ve her sene belirli zamanda, sembolikte olsa adanın yapılışını kutlamak amacıyla Perast'lıların yanlarında getirdikleri irili ufaklı taşları adanın öündeki denize attıkları söylendi.
Adanın içinde orta büyüklükte bir kilise var ve hala ayinler yapılmakta.
Kilise içinde yer alan Osmanlı fiğürü ilgimizi çekti.


Unutmadan söz konusu adalara kişi başı 10 Euro dan devamlı gidip gelen motorlar var

Perast kasabasını geride bırakıp körfezi dolaşmaya devam ediyoruz öğle yemeği için hedef Herseq Novi.
Perast sonrası gelecek yazıda.

4 Mayıs 2014 Pazar

MONTENEGRO ( KARADAĞ ) 1.



Öğlen gibi İstanbul'dan kalkan THY uçağı ile yaptığımız 1,5 saatlik yolculuk sonrası  Podgorica hava alanına varıyoruz.


İlk bakışta eski Bodrum Imsık Hava limanından çok farklı olmadığını gördüğümüz Podgorica hava alanı oldukça sakindi. Kolay ve hızlı pasaport kuyruğu sonrası, her zaman olduğu gibi özgürce gezmeyi seven Mavi Limon ailesi olarak, önceden rezerve ettiğimiz kiralık araçımıza binerek hedefimiz olan ve 5 gece kalacağımız Kotor şehrine doğru yol almaya başladık.


Podgorica ülkenin başkenti, burayla konaklama yapacağımız Kotor arası bir kaç yoldan gidilebilsede biz direk sahile Bar kenti istikametine doğru yol alıyoruz.
Yollar dar fakat pürüzsüz asvalt ile kaplı, çok rahat bir yolculuk yapıyoruz. İzlediğimiz etap, GPS mizin gösterdiği alternatif yollara nazaran biraz uzun gibi olsa da düzgün ve manzaralı bir yol. Kotor hava alanından 113 km. uzaklıkta. Zaten ülke çok büyük olmadığı için her yere kısa zamanlarla ulaşılabilmekte. Önemli bir ikazım olacak trafikle ilgili, bizim ülkemizde alıştığınız gibi bir şöförlük yapmaya kalkarsanız ilk fırsatta kaza yapmanız içten bile değil. Bu ülkede tüm araç kullanıcıları sürat tahditlerine uyum sağladıkları gibi diğer gelişmiş ülkelerde olduğu gibi yaya kaldırımları ve döner kavşaklarda soldan gelenin önceliği kuralına sıkı sıkı uyuyorlar, eğer aykırı bir durumla karşılaştıklarında, mesela biz İstanbul trafiğinde yaptığımız hareketleri yaparsak vah bize birisi direk çarpacaktır.
Bu seyahatimizin en önemli özelliğini yazımızın başında belirteceğim, Çok güzel resim veren bir ülkeye geldiğimizi yol boyunca iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
1,5 saat kadar yol aldıktan sonra Kotor'a varıyoruz.


Kotor, Kotor ... Karşımıza kale içindeki otelimize gitmeden önce otopark ararken bu manzara çıkıveriyor. Deniz değil sanki göl gibi sakin ve huzurlu bir görüntü. Aracımızı, resmin çekildiği yere park ettikten sonra Otelimizi bulmak üzere Kotor kalesine yollanıyoruz.



Burada eski, kale içinde yer alan kentlere Stari Grad deniyor. Taş yollardan ve duvarlar arasından sora sora biraz zor da olsa otelimizi buluyoruz.



Otelimiz küçük bir aile işletmesi, tek müşterileri de biziz. Odanın içinde ek olarak tam teşekküllü mutfağımız da var. İlerde bunun faydalarını göreceğiz. Eşyalarımız yerleştirip kısa bir şehir turuna çıkmayı ve akşam yemeğimiz de bu arada yemeği planlayarak çıkıyoruz Kotor sokaklarına.







Akşam yemeğimizi yedikten sonra otelimize dönüyoruz ve ertesi güne kendimizi hazırlamak üzere istirahata çekiliyoruz. Kotor'a daha değineceğim ama bu ilk günün akılda kalanları şimdilik bunlar.