21 Kasım 2008 Cuma

Gümüş'lü İstanbul....


Geçtiğimiz günlerde Ürdün'den gelen üç hanım misafirimiz var. Uzun bir hafta sonu tatili için İstanbul'dalar. Dünyanın hayran kaldığı Bizans'ın, Osmanlı'nın güzelliklerini görmeleri için keyifli bir program öneriyoruz kendilerine. Ama hanımlar kendi programlarını yapmışlar; bol bol alışveriş ve haftasonunun olmazsa olmaz tek programı Abut Efendi Yalısına ziyaret.

Benim gibi bilmeyenler varsa hemen söyleyeyim. Efendim bu yalı, Arap ülkelerinde fırtınalar estiren, El Ezher Üniversitesinin çiftler arasında duygusal şizofreni zehrini yaydığı (???) gerekçesi ile yasaklanması için fetva verdiği Gümüş dizisinin çekildiği yermiş.





19.Yüzyılın ortasında Neo Klasik tarzda Abdülmecit devri ticaret ve devlet adamlarından Necip Bey tarafından mimar Karabet Amira Balyan'a inşa ettirilen yalı Kandilli Göksu caddesinde. Hani insanların şanslısı olduğu gibi hayvanlarında şanslısı vardır derler ya, bence birde yalıların şanslısı var.



Öncelikle gazete haberlerine göre diziyi çeken şirket, yalı sahiplerine bölüm başına 25.000 YTL ödüyormuş ama asıl gelir Kıvanç Tatlıtuğ hayranı Arap Hanımlardan.. İstatistiklere göre geçen yıl, sadece Suudi Arabistan'dan gelen turist sayısı 30 bin'den 100 bin'e çıkmış. Ve bu turistlerinde İstanbul'da olmazsa olmaz noktaları, bizim Ürdün'lü hanımlar gibi Abut Efendi Yalısı.. Bu yalı ziyaretinin faturası ise... sıkı durun..... kişi başı 50 dolar.


Ve işte mavilimon'da acar bir muhabiri sayesinde bu özel vede güzel hizmeti siz okuyucularına getirmekten kıvanç duyar. Ancak bütçe yetersizlikleri nedeniyle muhabirimiz içeriye giremeyip, sadece bahçeden fotoğraflar almakla yetinmek durumunda kalmıştır.




Bizim Ürdün'lü hanımlara gelince, sonradan bana anlatıldığına göre Topkapı ve Ayasofya'yı rekor bir süre olan 25 dakikada gezdikten sonra, 270 m2 lik yalıda huşu içinde bir saat geçirmişler. Çıktıklarında ise çocuklar gibi şen imişler.


Bu arada bu vesile ile Sayın Unakıtan bey'in de kulaklarını çınlatırım. Bizim hanımlara bu ziyaretleri sonunda herhangi bir fiş yada fatura verilmemiş. Bu arada dizi yapımcılarına duyurulur. Bizim ev küçüktür müçüktür ama karizması vardır ve Arap ülkelerinde El Ezher hocalarını kızdırma potansiyeli olan bir diziye cüzi bir ücret karşılığında kiralanır...



2.fotoğraf http://www.denizce.com/ adreslerinden alınmıştır.

7 yorum:

mavimantar dedi ki...

:)

inanamadım "Topkapı ve Ayasofya'yı rekor bir süre olan 25 dakika" da dolaşmalarına...
bu dizi aşkı demek ki başka oluyor...hayret ki ne hayret...
ama senin evde dizi çekimi fikri harika doğrusu...

Boogie dedi ki...

Bravo valla 25 dakikada ne yapılır diye sorsalar bu gezi dışında bin tane cevap gelirdi aklıma. Kültür bakanlığının yapamadığı tanıtımın son derece kötü bir dizinin yapması ise takdire şayan...

Aysegul dedi ki...

Sevgili mavimantar ve Boogie
Bu 25 dakika teknik olarak banada çok inandırıcı gelmedi başta ama sonra teyit aldım. Tahminim Topkapı sarayının ana kapısına kadar gidip oradan döndükleri yönünde :))

yaban dedi ki...

50 dolar... maasallah, diziden aldiklari parada degil ama kapida kestikleri parada gozum kaldi, hem de vergisiz, super is.. aslinda dizinin cekimini bedava yaptirsalar olurmus,

bu turk dizileri arap kanallarinda da mi yayinlaniyor, bir sey daha ogrendim...

Burçin'in Denemeleri dedi ki...

Ayşegül sabah sabah neşelendim sayende hem de bir çok şey öğrendim yine! Harikasın.
Sevgilerimi gönderiyorum...

Aysegul dedi ki...

Sevgili Yaban,
Sen uzaklardasın buralardan pek haberin olmuyordur. Türk dizileri Arapları yıktı. Kadınlar Kıvanç Tatlıtuğ için kocalarını boşamaya başlayınca fetvalar yayınlandı..

Bende sevgilerimi iletiyorum Burçin :))

Geveze Kalem dedi ki...

Vay vay vay! Sevgili Ayşegül, yine müthiş bir habercilik örneği sunmuşsun bize, hem de magazin kanalından.;)
Sizin evi film seti olarak kullanmaya yanaşan yapımcı olmazsa haber ver birlikte bir çekim yapalım. İçine iki aşk meşk koysak tutar demek ki arap ülkelerinde. Hem de en yakışıklısından oğlumu da jön diye oynatırız başrolde, oldu bitti.:P