30 Aralık 2008 Salı

Datça'da Kış Senfonisi


Yaz aylarının insana huzur veren, sıcacık, mutluluk saçan, sevgilisi Datça, Aralık ayında kaprisli, ruh hali sürekli değişiklik gösteren, sağı solu belli olmayan bir sevgili gibiydi.

İlk günlerimizde bizi sıcacık güneşi ile karşıladı. Yılın son ayında, akşam yemeğini açık havada yeme şansına sahipken, keyfimize diyecek yoktu. Ancak sonra ruh hali birden değişti. Bir yanımızda antik zamanların muhteşem kenti Knidos, diğer yanımızda güneşin altında şıkır şıkır oynaşan bir Akdeniz beraberliğinde geçirdiğimiz uzun saatlerden sonra, yaz sonu onu terk ettiğimiz aklına gelmiş olmalı ki, birden kızıp esip köpürmeye başladı.

Sevgilinin hiç ara vermeksizin birbirini takip eden yağmur ve fırtına halleri bizi resmen eve hapsetti. Uzun kitap okuma yada kağıt oynama seansları arasında zaman zaman cesur yürek misali dışarı çıktığımızdaki görüntümüz ise kutuplarda çekilen belgesellerdeki gibi kat kat giyinip kuşanmış, rüzgarda zorla ilerlemeye çalışan insanlardan hiç farklı değildi.


Kış olmasına karşın etraf yine yeşildi, begomviller yazı aratmıyordu. Zeytinler çoktan yağa dönüşmüş, bademler uykuya yatmıştı ama bahçedeki limonlar senfoni’nin allegro bölümünü çalıyorlardı.

4 yorum:

UÇURTMA:) dedi ki...

çok güzel, bayıldım limonlara. limonları çok severim...

mavimantar dedi ki...

Olsun , yine de çok keyifli'miştir Datça...dediğin gibi , terk ettiğiniz gelmiştir aklına...

MUTLU YILLAR

Butterfly dedi ki...

kışın bile Ege bir başka oluyor ama şu sağı solu belli olmayan sevgili tarifin çok anlamlı olmuş:)resimler kışın değilde baharın haberzisi gibi duruyor daha çok:)
güzel bir yıl olacak hissediorum.

alimerginoglu dedi ki...

Yazılarınızı zevk ve beğeni okudum. Hele içinde Datça olunca keyfime keyif kattı... Bir de blogun ismi müthiş!
Alim Erginoglu
www.alimrachel.blogspot.com